ANASAYFA   |  HABER ARA  |  FOTO GALERİ  |  VİDEOLAR   ANKETLER  |  SİTENE EKLE  |  RSS KAYNAĞI  |  İLETİŞİM  |  KÜNYE

SUS ! EFENDİMİZİ İNCİTME!..

SUS ! EFENDİMİZİ İNCİTME!..

Tarih Mayıs 13 2016, 11:21 Editör Hicazi ARSLAN

Cuma Sohbeti...







Tevbe ; “dönmek,pişman olmak “ demektir.Rabbimizin biz kullarına en büyük ikram ve rahmet vesilelerinden biri olan tevbe,geç kalınmadan,henüz fırsat var iken,ruh hala bedende iken yapılmalıdır.

Günahları sebebiyle ümitsizliğe düşmek,kişiyi helak eder.Beşeriz,günah işlemeye meyyaliz.

Yeter ki,hakkıyla tevbe edelim,günahlarda değil,tevbelerde ısrarcı olalım.

Rabbimizin buyurduğu gibi:

“…Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz.Zira Allah bütün günahlarınızı mağfiret eder.”(Zümer,53)

Hz.Ali(ra) ,Peygamber Efendimiz(sav)’den şöyle rivayet eder:

“Allah Teala,İbrahim(as)’a yer ve gökleri gösterdiği vakit,İbrahim(as),Allah’a isyan etmekte olan birini gördü ve Allah’a onu helak etmesi için dua etti.Başka bir asiyi gördü.Onun için de beddua etti.O da helak oldu.Diğer bir isyankarı gördü.Onun da helak olmasını diledi.O da helak oldu.Böylece birkaç kişi helak oldu.Cenab-ı Hak,İbrahim(as)’a şöyle vahiy buyurdu:

“Ey İbrahim! Muhakkak sen duası müstecap bir kimsesin! Kullarımın helakı için bana dua etme! Zira onların benim yanımda üç hususiyetleri vardır:

1-    Kul yaptıklarına ya tevbe eder,Ben de tevbesini kabul ederim.

2-    Veya onun zürriyetinden Beni zikredecek bir nesil çıkar.

3-    Yahut da kıyamet gününde onu istersem affederim,istersem cezalandırırım.”

Yeter ki, biz pişman olalım.Yeter ki,dönelim günahlardan…

Yeter ki,işlemiş olduğumuz günahlara bir daha düşmemeye gayret edelim.Elimizden geleni bu şekilde yaptıktan sonra,Rabbimizin izni,rahmeti ve inayeti ile affolunan kullardan olabilelim…

Rabbimize karşı ne kadar günahkar olduk?

Kaç defa tevbe ettik de kaç defa tevbemizi bozduk?

Bizi bize bırakmamasını temenni ettiğimiz Rabbimiz,hep affetmek için tevbe etmemizi beklerken,nefsimizi hesaba katarak tevbeden kaçmak nedir?

Bizi bizden iyi bilene karşı halimizi açıkça arz edelim; bilerek-bilmeyerek,gizli-açık,büyük-küçük demeden işlemiş olduğumuz günahlarımızı itiraf edip O’ndan bağışlanma dileyelim.

“Ben pişmanım,ya Rabbi!” diyelim,taa en derinlerimizden,bunu hissederek bütün azalarımızla dile getirelim,

“Ben pişmanım,ya Rabbi! Affet beni…”

Alvarlı Efe Hazretleri der ki:

“Günahkar olma,Efendiler Efendisi (sav)’ni incitme!”…

İncitmeyelim,O Sultanlar Sultanını ki,yarın Hak divanında yüzüne bakabilecek yüzümüz olsun.

Bir günah işleyeceğimiz vakit düşünelim,bu sözü…

Gıybet edilen bir ortamda mıyız,hemen aklımıza bu söz gelsin…

Kötü söz mü söyleyeceğiz,hemen aklımıza bu söz gelsin.

Herhangi bir günaha düşme tehlikesinde,bu söz gelsin aklımıza…

“Ben günah işlersem,Peygamber Efendimizi(sav) incitmiş olurum!..” diyelim kendi kendimize… Onu üzmemek için,vazgeçelim kötü hasletlerimizden ki,yarın bu düşünce şefaat vesilesi olsun bizlere…

Sohbetime, Kıymetli Hüsamettin Sönmez Kardeşimin paylaştığı gözler yaşartan bir olayı sizlerle paylaşarak nihayet vermek istiyorum:

 Bir imam efendi varmış, namazını tadil-i erkana uyarak kılmaya çok dikkat edermiş, cemaati hayranmış imam efendiye.

İmam efendi, birgün cemaate öğle namazı kıldırırken, öğlenin sünnetinde sağına selam verirken, ak sakallı bir ihtiyar görür.

Sola selam verir, hemen sağına döner, bakar ki ihtiyar yok.

Farza geçer, farz namazda da aynısı olur.

İmam efendi, şaşkındır.

Son sünnete durur, tam sağa selam verecek, ihtiyar yine orada.

Sola selam vermeden, sorar:

-“Amca sen kimsin, necisin..?

Namazda sağa selam verirken varsın, sola selam verip, geri baktığımda yoksun.?”

İhtiyar adam:

-“Eğer beni merak ediyorsan, peşine cemaatini de al bir karanlık sokak var, orayı geç.

Orada korkunç mu korkunç bir sokak var, orayı da geç.

Ondan sonra, yeşil bir kapı çıkacak önüne.

O kapının üzerinde ''LAİLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜN RESULALLAH'' yazıyor.

O kapıdan gir beni orada bulacaksın, kim olduğumu ancak o zaman söylerim.”

İmam efendi, hemen cemaate dönüp:

-Benim başımdan böyle böyle bir iş geçti, hadi benle geliyor musunuz..?

Cemaat, çok sevdikleri imamlarını yalnız bırakmaz.

Önce, karanlık sokaktan geçerler.

Korkunç sokağa gelince, imam efendi arkasına bir bakar ki, cemaatten kimse kalmamış.

Sokak o kadar korkunçmuş ki, hepsi kaçmışlar.

İmam efendi, o sokaktan geçmiş ve yeşil kapıyı görmüş, kapının güzelliği gözlerini kamaştırmış.

Üzerinde ''LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜN RESULALLAH'' yazıyormuş.

Hemen içeri girmiş, içerisi o kadar güzelmiş ki, imam efendi büyülenmiş.

İhtiyar adam, orada bir koltukta imamı bekliyormuş.

İmam efendi, hemen sormuş:

-“Dediklerini yaptım, dediğin sokaklardan geçtim, fakat cemaatim korkunç sokağa gelince, beni bırakıp kaçtılar.

Şimdi bana söyle bakalım, sen kimsin.?”

Yaşlı adam gülümseyerek, imam efendiye:

-“Ben Azrail'im(a.s) ve sen öğlenin sünnetinde, sağa ilk selam verdiğinde beni gördün ya, işte o zaman tereyağından kıl çeker gibi ruhunu, bedeninden aldım, ama sen bunu anlayamadın bile.

Karanlık sokak var ya, orası senin tabutun.

Cemaat seni omuzlayıp getirdi, sonra o korkunç sokağa yani kabrine koydular.

İmanın o kadar kuvvetli ki, hakkıyla kıldığın namazlar ve yaptığın görevin, seni oradan hiç korkmadan geçirdi.

Burası da "CENNET-İ ALÂ" dilediğin gibi yaşa.”

Rabbim şu Müberek Üç Aylar ve Cuma Gecesi hürmetine akibetimizi, İmamın akibeti gibi yapsın!..


Hayırlı Cumalar...



Hicazi ARSLAN / 13.05.2016

 

 

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

GÜNCEL HABERLER

İLLEDE VATAN !..

İLLEDE VATAN !.. Bu Yazımı Tüm Şehitlerimize İthaf Ediyorum... (14.03.2014-Adyed)

31 MART 2016 TARİHLİ SAĞLIKTAKİ PARALELCİ YAPIYA UYARI YAZIMIZ!..

31 MART 2016 TARİHLİ SAĞLIKTAKİ PARALELCİ YAPIYA UYARI YAZIMIZ!.. 663 SAYILI KHK'NIN MİMARI BULUNDU :SAĞLIKTAKİ PARALEL YAPI!..

EN ÇOK OKUNANLAR

HAVA DURUMU

Detaylı bilgi için resmin üzerine tıklayın.

GALERİ

BÜTÜN HAKLARI SAKLIDIR
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi